Dolar : Alış : 5.8564 / Satış : 5.8670
Euro : Alış : 6.5172 / Satış : 6.5289
HAVA DURUMU
hava durumu

istanbul9°CHafif Yağmur

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 44 Kategoride 590 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Magazinzone, O Ne ?

07 Eylül 2014 - 2.283 kez okunmuş
Ana Sayfa » Magazin » Magazinzone, O Ne ?

Şu köşe yaz köşesi, bu köşe kış köşesi dedik ve magazinzone’de bir köşe ebeledik. Yazmayı seviyorum, her zaman da sevdim sırf uzun uzun yazmayı sevdiğimden twitter’le aram hiç iyi olmadı. Kendimi kaptırıp biraz yazıyorum ki hop harflerim tükenmiş. Oysa henüz yeni giriş yapmışım duygulara.

İki üç kelime ile derdini anlatan insanlara hayranım. Duygu yok, sözcüklerin içinde kalp çırpıntısı yok, hiçbir şey yok.

Facebook’u seviyorum, yaz yaz yaz ooo bütün sayfa senin. Gece gündüz yazabilirim kısaca.

Yazarlar, şairler, heykeltıraşlar, ressamlar kısaca sanatçılar hayata farklı bakarlar. Delilik sınırına çok yakın yaşadıkları için sıradan gibi görünen her olaydan onlar kalın bir kitap, uzun bir şiir ve renklerle bezenmiş bir resim yaratırlar. Bir yazar, sadece beş dakika yaşanmış bir olaya bir kitap yazabilir. Kimsenin dikkatini çekmeyen ayrıntı, sanatçıların dikkatini çeker.

Tarih boyunca sanatçılar bu yüzden halkın ilgisini çekmiştir ve değer görmüşlerdir.

Bir gün liseye giden oğlum, yazar olmanın öyle abartılacak bir şey olmadığını herkesin yazabileceğini söyleyince “hadi, aynı anda bir öykü yazmaya başlayacağız ve sen öykünü bitirdiğinde kitap olarak yayınlanmasını sağlayacağım,” dedim ve başladık. On beş dakika sonra yanıma geldi, ikinci sayfanın yarısına gelmiş tıkanmış. Öyküye nasıl devam edebileceğini bunun bir taktiğinin olması gerektiğini sordu. Güldüm, “şimdi anladın mı neden herkes yazar değil,”

Sayfalarca hiç sıkılmadan yazabilmek, yazdıklarının yayınlanması, insanlar tarafından okunması ve takdir edilmesiyle alır insan yazarlık unvanını. Öyle tek kitapla da olmaz, bir sürü kitabı olmalı bir yazarın. Birkaç kitap, yazabilme yeteneğinin ispatıdır.

Yetenekler doğuştan mıdır yoksa sonradan mı kazanılır hep tartışma konusu olmuştur. Ben doğuştan olduğuna inananlardanım. Sonradan kazanılan bazı yetenekler de olabilir ama onun için de olağanüstü bir çaba gereklidir. Sonradan kazanılsa herkes ressam olabilir, ya da çok güzel şarkı söyleyebilir. Küçücük çocukken hemen piyano çalmayı öğrenen birisiyle, yıllarca ders aldığı halde öğrenemeyen çocuk arasındaki fark nedir?

Yetenek…

Aynı evde, aynı yemek, su ve havayı almalarına rağmen iki çocuğum da birbirlerinden çok farklı özelliklere sahipler. Kızım, ilk kez buz pistine çıktığında birkaç defa düştü ama hiç eğitim almadan rahatlıkla kaymayı öğrendi. Oğlum ise yapamadı. İkisi denizde rüzgâr sörfü eğitimi aldı. Kızım rahatlıkla su üstünde dans ederken oğlum vazgeçti. Kızım insanlar önünde konuşma dahi yapamazken oğlum rahatlıkla çıkıp oyunlarını oynadı. Kızım İngilizce

öğrenirken oğlum ise birkaç dil birden öğrendi. İki çocuğun birbirinden bu kadar farklı olması bile yeteneklerin doğuştan geldiğine işaret eder.

Bu yüzden yeteneklerin doğuştan geldiğine inananlardanım. Doğuştan geldiğine inandığım çok laf yazma özelliğimi burada da yaşatacağım.

Bu köşede çok şeyler paylaşacağız. Ayrıntılarda gizlenenleri konuşacağız. Hayatın alt yazılarını, baktıklarımızın ardında saklananları anlatacağız.

Vira bismillah…

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

 
İlgili Terimler :
Magazinzone